Türkiye'de ne oldu da enflasyon düştü?

Uzun yıllar yüksek seviyelerde seyreden enflasyon ne oldu da 2000'li yıllarla birlikte düştü?

Ekonomi 22.03.2018, 16:15 28.03.2020, 01:15
1193
Türkiye'de ne oldu da enflasyon düştü?

Uzun yıllar yüksek seviyelerde seyreden enflasyon ne oldu da 2000’li yıllarla birlikte düştü?

Türkiye’de enflasyonun seyrine bakıldığında, 1970’li yılların ikinci yarısından itibaren artmaya başlamış, bu artış seyri 1990’lı yılların ikinci yarısından sonra düşme eğilimine girmiştir. 2004’ten sonra da kalıcı bir düşüşle birlikte enflasyon tek haneli rakamlarla yatay seyretmeye başlamıştır.

Uzun yıllar yüksek seviyelerde seyreden enflasyon ne oldu da 2000’li yıllarla birlikte düştü? Bu yazı bu soruya cevap vermek için hazırlanmıştır.

Enflasyon nedir?

Enflasyon, fiyatlar genel seviyesindeki sürekli artışları ifade eder. Yani tek bir ürünün ya da birkaç üründeki fiyat artışları veya geçici fiyat artışları enflasyon olarak algılanmaz. Başka bir ifadeyle, eğer bir dönemden başka bir döneme geçildiğinde, mal ve hizmet fiyatlarının çoğunun fiyatları artmışsa enflasyon var demektir. Hızına göre enflasyon, ılımlı – yüksek – hiper - enflasyon şeklinde kategorize edilebilir. Eğer enflasyon oranı yıllık %1 ile %10 arasındaysa ılımlı enflasyondan söz edilebilir. Bu durumda paradan kaçış başlamamış, sözleşmeler de enflasyona ya da yabancı paralara endekslenmemiştir. Enflasyon oranı yıllık %10 ile %200 arasında ise aşırı enflasyondan söz edilir. Böyle bir ortamda elde para tutulmak istenmez hatta dayanıklı tüketim mallarına, gayri menkullere ve enflasyon oranının üzerinde getirisi olan menkul değerlere yönelir. Dahası, yerli para yerine yabancı paralar tercih edilip, sözleşmeler yabancı paralar cinsinden yapılmaya başlanır. Aylık %50’lik enflasyon oranları ise hiperenflasyona işaret etmektedir. Bu durum parayı tahrip ederek yabancı paraların yerli paralar yerine kullanılmasına sebep olur.

Enflasyonun zararı nedir?

Enflasyonun beklenip beklenmemesine göre enflasyonun maliyeti sınıflandırılabilir. Eğer enflasyon bekleniyor ise;

1) yanlarında para bulunduranlar para değer kaybettiğinden dolayı bir maliyete katlanmak zorunda kalırlar

2) kişiler enflasyonu bekledikleri için paralarını bankalarda tutarlar ve doğal olarak paraya her ihtiyaç duyduklarında bankaya gidip gelme maliyetine katlanmak zorunda kalırlar

3) insanlar servetlerinin daha büyük bir kısmını gayrimenkul gibi, dayanıklı tüketim malları gibi mallara yatırırlar böylelikle kır olan kaynaklar verimsiz alanlara yönelir toplum bundan zarar görür

4) fiyat menüleri sürekli değiştirilmek zorunda kalınır

5) vergi sisteminde yıpranmaya neden olur, yani kişilerin reel gelirlerinde bir artış olmasa bile enflasyon artışından ötürü gelir elde edilmiş gibi vergi alınır ya da reel gelirler yükselmediği halde daha yüksek vergi dilimlerinden vergi ödenebilir, ve son olarak

6) vergisini peşin ödeyenlerle beyan usulü ödeyenler arasında, peşin ödeyenler aleyhine bir dengesizlik oluşacaktır. Yani, toplan vergi eğer vadelere yayılarak ödeniyorsa, daha sonra ödeyen paranın değer kaybından ötürü kazançlı çıkacaktır.

Beklenmeyen enflasyonun en önemli maliyeti ise belirsizliktir. Belirsizlik her alanda olduğu gibi ekonomik anlamda da tahribata neden olur. Yatırım – tasarruf – tüketim gibi kararlar bundan olumsuz etkilenir. Servet ve Gelir dağılımı alacaklıların kayıp borçlularınsa kazancıyla sonuçlanır, fiyat sisteminin etkinliği de zarar görmüş olur. Dolayısıyla enflasyonla mücadele edilmelidir.

Hiç mi iyi yanı yok?

Enflasyonun olumsuz bunca etkisi varken, elbette olumlu etkisi de vardır. “Ilımlı bir enflasyon ekonominin yağı” olarak değerlendirilmektedir. Ilımlı bir enflasyon üretimi ve buna bağlı olarak istihdamı arttırarak ekonomiyi canlandırır. Başka bir iyi yönü de enflasyon, hükümetin bir tür vergi geliri elde etmesine sebep olur.

Türkiye’de Enflasyonun Seyri

1970’li yıllardan günümüze enflasyonun seyri Şekil 1.’de gösterilmektedir:

Şekil 1. Türkiye’de Enflasyon 1971-2012

Kaynak: Dünya Bankası İstatistikleri, Tüketici Fiyatları Endeksi

Şekil 1’e göre Türkiye’nin enflasyonu 1970’li yılların sonlarına göre yükselmeye başlamış ve yaklaşık 20 yıl boyunca yüksek seviyelerde seyretmiştir.

Türkiye’de Yüksek Enflasyonun Sebepleri

Türkiye’de uzun yıllar enflasyon, en önemli makroekonomik problemlerden biri olarak yer almıştır. Enflasyonun son yıllarda düşük seviyelerde olduğu ortadadır fakat yine de gelişmiş ülkelerin bulunduğu seviyelerden (%1 ila %3) oldukça yüksektir. Her şeyden önce enflasyon parasal bir olgudur, gereğinden fazla para basmak doğrudan enflasyona neden olur. Diğer taraftan özellikle 1980’li yılların ortalarından itibaren kamu açıklarının giderilmesinde para basmak yerine yüksek maliyetli iç borçlanma yoluna başvurulmuş bu da enflasyonun diğer önemli sebebi olmuştur. Diğer önemli nedenlerine gelince:

1) Türkiye’de enflasyonun temel nedenlerinden bir tanesi “ithal ikameci sanayileşme” stratejisidir. İthal ikame demek iç talebe yönelik sanayileşme demektir. Başka bir ifadeyle, yurt dışından almak yerine içeride üretmek demektir. İthal ikameci anlayış, gümrük tarifeleri, kotalar, aşırı değerli kur, faiz tavanları gibi politikalarla ekonomiyi baskı altında tutmaktadır. Aşırı değerli kur politikası (ihracatı olumsuz etkilediğinden), döviz darboğazı sorununa yol açmaktadır. bu durum hem maliyetleri arttıracak şekilde ithal girdi fiyatlarını arttırmakta, hem de ekonomiyi dış şoklara karşı korunmasız kılmaktadır.

2) Diğer bir neden, süreklilik arz eden kamu kesimi açıklarıdır. Sürekli açıklar ve bunların iç borçlanma ile finansmanı enflasyonist beklentileri olumsuz etkilediğinden enflasyonu sürekli hale getirmiştir. Öte yandan Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) ucuz sanayi girdisi için düşük fiyatlama stratejisi KİT’lerin zarar etmesine, sürekli finansman açıklarına, bütçe açıklarına ve bunların parasal genişlemeyle karşılanmasına sebebiyet vermiştir.

3) 1980’li yıllarda ihracata dayalı sanayileşme stratejisine geçilerek ekonominin rekabet gücü arttırılmaya çalışılmıştır. Sürekli devalüasyonlarla birlikte ihracatın teşvik edilmesi politikaları, ithalata bağlı mamül fiyatlarını yükselterek, karşılığında dış borçlanmayı arttırmış ve borçlanma da bara basarak (emisyon) karşılanmış, enflasyonist ortam hazırlanmıştır.

4) KİT’lerin fiyatlama politikası da enflasyonun temel nedenlerinden birini oluşturmaktadır: KİT’ler çok sayıda işçi ile doldurulmuş, işçi giderleri ciddi bir miktara ulaşmış; Popülist devlet politikalarıyla bir çok tarımsal ürünün taban fiyatı %100’ün üzerinde arttırılmış; KİT’ler baskı grupları tarafından verimsizce kullanılır hale gelmiştir.

5) Başka bir neden tarımsal destekleme politikalarıdır. Bunlar daha çok siyasi kaygılarla yapılmış, fiyatlar piyasa koşullarının üstünde belirlenmiştir.

6) Ücret artışlarında verimliliğe dayanmayan esaslar göz önünde bulundurulmuştur.

7) Seçim ekonomisi ve siyasi istikrarsızlıklar ise, enflasyonu arttırmada başka önemli bir sebep olarak dikkatleri çekmektedir. Son olarak,

8) Özelleştirme uygulamalarının sosyal refahı arttırıcı harcamalar (eğitim ve sağlık harcamaları gibi) yerine, artan kamu harcamalarının finansmanında kullanılmasıdır.

Ne oldu da Enflasyon Düşmeye Başladı

Verilecek cevap oldukça basit: Yukarıda Türkiye’de enflasyona sebep olarak sayılan faktörler tersine çevrilmiştir… Türkiye’nin 2001 ekonomik krizinden sonra oluşturulan politikalar, geliştirilen kurumsal yenilenmeler ve düzenleme ve denetleme mekanizmalarının etkinleştirilmesi; özellikle enflasyon hedeflemesi rejimini uygulamak için gerekli altyapının sağlanması ve işler hale getirilmesinin katkısı da yadsınmaz bir gerçektir. Diğer taraftan enflasyonu düşürmek için uygulanacak politikanın saygınlığı, inanılırlığı, güvenilirliği yüksek olmalıdır. Bu bağlamda 2003’ten sonraki tek parti hükümeti bu saygınlığı oluşturarak beklentilerin olumluya çevrilmesine büyük katkı sağlamıştır. Dolayısıyla, hükümet tarafından ifade edilen, “borçlanmanın azalması –bitirilmesi-; özelleştirmelerin yapılması; seçim ekonomisine gidilmeyip popülist politikalardan kaçınılması; tarımsal destekleme politikalarının düzenlenmesi” vs. gibi beyanlar gerçekten enflasyon gibi makroekonomik göstergelerin iyileştirilmesinde pay sahibidir. Şekil 1’de bu gerçek göz önüne serilmektedir. Uzun yıllardır baş edilemeyen enflasyon düşmüştür, bunda en çok pay sahibi hükümetindir.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 27 Mayıs 2022
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Karikatürü Tümü